Erasmus için 10 Sebep

Merhaba, sizlere bu yazımda Erasmus için 10 Sebep sıralayacağım;

1-) Akademik Deneyim

Erasmus programı, gerek staj olarak gerek öğrenim olarak CV’de sizi diğer adaylardan üstün kılacaktır, gelecekteki kariyer planlarınız için önemli bir adım atmış olursunuz. İşverenlerin, yurt dışı eğitim ve çalışma tecrübesine sahip çalışanlara daha sıcak baktıklarını unutmayın.

2-) Yabancı Dil

Gittiğiniz ülkede yabancı dilinizi geliştirme, sizin gibi farklı Avrupa ülkelerinden gelen öğrencilerle pratik yapma ve öğrenme imkanı bulursunuz. Aynı zamanda Erasmus programıyla aktifleşen online platform olan ‘OLS’ ile videoları izleyerek de dilinizi geliştirebilirsiniz.

3-) Yurtdışı Deneyimi

Sınırlı bir süre de olsa yabancı bir ülkede yaşama deneyimi kazanırsınız.

4-) Yeni Arkadaşlıklar

Kendi ülkenizin sınırları dışında her zaman ziyaret edebileceğiniz ve size ziyarete gelecek insanlarla tanışırsınız. Yeni bir sosyal çevre edinip, unutamayacağınız bir deneyim yaşarsınız.

5-) Yeni Kültürler

Birçok farklı kültürü tanıyıp, onların kültürüne saygı duymayı öğrenirsiniz. Eğer Erasmus öğrenim programıyla gidecekseniz, birçok International dersleriniz oluyor. Bu derslerde de kendi ülkenizi tanıttığınız gibi diğer ülkelerin de kültürünü yakından tanıma şansınız oluyor. Yemek kültürü, iş ahlakı, aile ilişkileri, bayramları, mimikler gibi birçok yeni bilgi öğreniyorsunuz.

6-) Vize

En büyük artılarından biri Erasmus programıyla gittiğinizde vize harcından muaf oluyorsunuz. Aynı zamanda vize alma şansınız daha yüksek oluyor.

7-) Seyahat

Erasmusun en güzel yanı tabii ki gezmek. Oldukça uygun fiyatlarla diğer AB üyesi ülkelerini (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hollanda, Portekiz, İspanya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Slovakya, İtalya, Lüksemburg vs.) de gezme fırsatı elde edebilirsiniz.

8) Alışveriş

Alışveriş yapmayı kim sevmez ki? Gideceğiniz ülkelerden uygun fiyatlı farklı kıyafetler, eşyalar, hediyelikler alabilirsiniz. Gittiğiniz ülkeleri temsil eden hatıralık eşyalar alabilirsiniz.

9-) Erasmus Hibesi

Avrupa Birliği ve katılımcı devletlerin, Erasmus + programı ile yurt dışına giden adaylara  Erasmus + kurallarını ihlal etmedikleri sürece geri istenmeyecek şekilde verilen paradır.

10-) Kişisel gelişim

Erasmus programıyla gidip geldiğinizde fark edeceksiniz ki asla aynı insan olmayacaksınız. Özgüveniniz gelişmiş, cesaretiniz artmış, sorumluluk alma bilincinde, ufkunuz genişlemiş bir birey olarak döneceksiniz.

 

Sizlere bu yazımda Erasmus için 10 Sebep sıraladım, sizin de aklınıza gelen sebepler varsa aşağıda yorum kısmından belirtebilirsiniz.

Erasmusta Disneyland’a gitmek

Merhaba arkadaşlar, bu yazımda size Disneyland gezimin ayrıntılarından bahsedeceğim. Disneyland’a gitmek, eminim benim gibi daha birçoğumuzun çocukluk hayalidir. Ben nihayet bunu erasmus stajımdayken gerçekleştirdim. Öyleyse geçelim ayrıntılara.

 Disneyland biletimi nasıl aldım?

Disneyland Paris’in resmi sitesinden ‘buy a ticket’ seçeneğinden ‘Parks tickets’ seçiyoruz. ‘Find prices’ tıkladığımızda biletimizin türünü seçmemiz gerekiyor. 3 bilet türü var. One day ticket, multiday ticket,ve one day tickets + shuttle var. Biz one day ticket satın aldık. Eğer 2 gününüzü ayırmak isterseniz, multiday satın alabilirsiniz.

Biletler Mini, Magic ve Super Magic olmak üzere sezonlarına göre de ayrılıyor. Yani yoğunluğa bağlı olarak fiyatları değişiyor.  Biz biletimizi 19 Şubat’a aldık ve ‘Magic’ dönemine denk geldik. 2 Adet park var. Biri Disneyland Park, diğeri ise Walt Disney Studios. Special ticket seçeneğiyle 68 Euroya 1 park veya 88 Euroya 2 park seçeneği vardı. Biz gitmişken Walt Disney Studios da görmek istediğimizden 2 park seçimi yaparak 88 Euroya biletimizi aldık. Eğer siz ileri tarihlerde bilet alırsanız, ‘Mini’ dönemine denk getirip, 1 park 56 Euro veya 2 park 76 Euroya da biletinizi alabilirsiniz.

 

Her dönem belli festivaller oluyor. Biz 11 Ocak- 3 Mayıs tarihleri arasındaki Frozen Celebration’a denk geldik. Bilet alma işleminizi tamamladıktan sonra size bir mail geliyor. Gitmeden önce mailinize gelen bu bağlantıdan bilet çıktınızı da almayı unutmayın.

Disneyland nasıl gidilir?

Disneyland sabah 10’da açılıyor. Bunun için parkın tüm alanlarını gezebilmek için 10’da orada olmanızı öneririm. Öncelikle Google Maps’i kullanarak bulunduğunuz konumdan gidiş için tüm metro ve tren hatlarını görebilirsiniz.  Disneyland, Paris’in merkezinin biraz dışında kalıyor.

Biz Crimee’ de olduğumuzdan öncelikle Riquet metro hattından M7’ye binip Chaussee d’Antin gitmemiz gerekiyordu. Bu yolculuğumuz 10 dakika kadar sürdü. Ve metro bileti için 1,90Euro ödedik.

Daha sonra Chaussee d’Antin’ den 4 dakikalık uzaklıktaki Auber Tren Hattından RER A’ya binmemiz gerekiyordu. Bunun içinde 7,50 Euro kadar ödedik. Bu trenle de 15 durak yaklaşık 45 dakika gittikten sonra Marne-la-Vallee-Chessy(Disneyland Paris) durağında indik. Ve geldik!

Walt Disney Studios

Walt Disney Studios daha erken kapandığı için ilk olarak bu parktan girişimizi sağladık.

İlk olarak Stitch Live girdik. Burada Stitch’le bilgisayar bağlantısıyla sağlanan kısa, komik bir gösteri izledik. Stitch’le canlı konuşup, sohbet edilen bir gösteriydi. Tabii gösterinin Fransızca olmasından dolayı çoğu şeyi anlamadık lol, ancak görsel şölenden dolayı da siz de katılabilirsiniz.

Daha sonra alanda Starwars gösterisi vardı. Gezerken sürekli çeşitli gösterilere denk geliyorsunuz zaten. 10 dakika kadar da bu gösteriyi izledikten sonra zamanımızı parkın en iyi eğlence alanlarında değerlendirmek istedik. Ve The Twilight Zone Tower of Terror’a doğru ilerledik.

Fastpass almadığımız için 60 dakika kadar sırada beklemek durumunda kaldık. Eğer Fastpass alırsanız kartınızı okuttuğunuzda size uygun bir saat veriyor, o saatte geldiğinizde beklemenize gerek kalmıyor. Beklemeniz tamamlandığında asansör görevlisi 20 kişilik bir grupla asansörün içine alıyor ve kemerlerinizi bağlatır. Yükseklik korkusu olanlara öneremeyeceğim ne yazık ki. Çünkü korkunç bir müzik

eşliğinde ilk önce 12. Kata kadar çıkartılıyorsunuz. Daha sonra pencere açılıyor ve 12.kattan tüm Disneyland’ı görüyorsunuz ve bir anda aşağıya doğru bırakılıyorsunuz. İşte buradan sonra doğduğunuza pişman olup, deli gibi bağırmaya başlıyorsunuz. Birkaç kere daha bu şekilde tekrar ediyor. İndiğinizde de sizi en tepedeyken çektikleri fotoğrafınızı görüyorsunuz. Ağzım açık bir şekilde bağırdığım için bu fotoğrafı sizinle paylaşamayacağım ne yazık ki 🙂  Ama mutlaka gitmişken denemenizi öneririm, yaşadığınız adrenalin beklediğiniz sıraya gerçekten değiyor.

Daha sonra Crush’s Coaster..

Yine Walt Disney Studios’un en iyi alanlarından biriydi. Bu yüzden yine oldukça kalabalıktı ve burada da yaklaşık 50 dakika bir sıra bekledikten sonra 4 kişilik gruplarla roller coaster’a biniyorsunuz. Oldukça hızlı,karanlık ve çığlıklarla dolu bir andı. Disney-Pixar filmi Kayıp Balık Nemo’dan esinlenerek yapılmış.  Adrenalin severlere yine önerilir.

 

Biraz içimiz dışına çıktıktan sonra yemek alanına doğru gittik. Burada uygun fiyatlı yemek bulmanız biraz zor. İsterseniz yanınızda yiyeceğinizi ve suyunuzu da getirebilirsiniz. Biz orada yaklaşık 9 euroya hamburger menüsü yedik.  Daha sonra biraz da hediyelik eşyalara bakındıktan sonra park alanına devam ettik.

 

 

Sevimli Canavarlar(Monsters)

izleyenler bilir. Mike ve çocukların odasına açılan bu kapıda fotoğraf çekilmeden gitmek olmazdı. İsterseniz yan taraftada bir mekanizma var. Canavarlar dünyasının enerji toplamak için, korkuttukları insanların çığlıklarındaki enerjiyi kullandığını biliyorsunuzdur. Bu mekanizmada da çığlık atıp enerjinizi ölçüyorsunuz. Birçok yetişkin ve çocuk burada çığlık atıyor. Benim enerjim tam çıktı!

Biraz da diğer en sevdiğim animasyon filmlerinden olan ‘Toys Story’ alanında vakit geçirdik. Burada da birçok eğlence oyuncağı var. Eğer sıra yoksa burada da vakit geçirebilirsiniz.

Disneyland Park

Walt Disney Studios bitirdikten sonra Disneyland Park’ına geçtik. Burada ilk olarak Disneyland Park Fantasyland alanındaki Small World’e girdik. Dünyanın dört bir yanından bebekler ‘küçük bir dünya’ melodisine şarkı söyleyip dans ederken görsel şölenli bir dünya turuna sandalla çıkıyorsunuz. Oldukça keyifliydi.

 

Daha sonra Uyuyan Güzel’in Kalesi’ne doğru yola çıktık.Burada da biraz fotoğraf çekildikten sonra Hyperspace Mountain’e doğru yola çıktık. Karanlıkta hangi yöne döneceğini bilemediğiniz, sırtınızdan soğuk terler indiren roller coasterdır kendisi. Kalp ve tansiyon hastalarının binmemesi gerektiğine dair uyarılar veriyor. Bence normal bir insan evladı da buna binerken 2 kere düşünmeli derim,lol. İndikten sonra baş dönmesi bir de birbirine girmiş saçlarla mücadele edersiniz. Unutulmaz bir deneyim olsa da bir daha denemeye cesaret edemem sanırım.

Ve son olarak havaifişek gösterisi. Saat 8 gibi Uyuyan Güzel’in Kalesi’nin orada başlıyor. Ve gerçekten görsel şölenin maksimum seviyede olduğu anlar yaşıyorsunuz.

 

Benim için her anı birbirinden deli dolu geçen bir gündü. Maalesef biz tüm parkı bir günde bitiremedik, ancak bir günde bana bu kadar adrenalin yetti. Paris’e gitmişken bir gününüzü ayırmanızı kesinlikle tavsiye ederim. Gerçekten çocukluk günlerinize geri döneceğiniz mükemmel bir deneyim. Başka gezilerde görüşmek üzere!

Almanya’da Staj İçin Schengen Vizesi

Eğer staj arayışın bittiyse ve staj göreceğin Almanya’daki bir firmadan kabul mektubun geldiyse artık yapman gereken tek bir şey kalıyor. O da Almanya Schengen vizesi başvurusu.

Öncelikle ben kimim?

Süleyman Demirel Üniversitesi Endüstri Mühendisliği(2019) bölümü mezunuyum. Şu anda Almanya’da Erasmus stajımı tamamlamaktayım. Bu başlıkta sizlere de yardımcı olabilmek adına, Almanya stajı için Schengen vize sürecine değineceğim.

Kimler Schengen vizesine başvurmalı?

Almanya Schengen vizesi 90 gün ile sınırlıdır. Eğer staj seyahat planın 90 günden az ise; evet, Almanya Schengen vizesine başvurmalısın.

Başvurumu ne zaman ve nereden yapmalıyım?

Gideceğin tarihten 180 günden az bir süre kaldıysa artık vize başvurusunda bulunabilirsin. Bunun için öncelikle iDATA’dan online ücretsiz vize randevunu almalısın. iDATA, Türkiye’de Almanya ve İtalya vize başvurusu için resmi olarak yetkilendirilmiş kuruluştur. https://randevu.idata.com.tr/ sitesinden online randevunu oluşturabilirsin.

Online randevuda öncelikle seyahat bilgilerini girmen gerekiyor. Randevunu ikamet ettiğin şehre bağlı iDATA ofisinden alman gerekiyor. Eğer ikamet ettiğin şehirde iDATA ofisi bulunmuyorsa sana en yakın olan iDATA ofisine başvurmalısın. iDATA’nın sitesinde haritadan seçim yaptığında sana en yakın iDATA ofisini göstericek. Bunun dışındaki şehir seçimleri için senden dış şube hizmet ücreti talep edilir.

Daha sonra kişisel bilgilerini de girdikten sonra iDATA sana uygun tarih ve saatleri gösterecek. Randevunu, belgelerin hazır olacağı tarihe göre alman gerekiyor. Benim belgeleri toparlamam en fazla 2 haftamı almıştı. Buna göre sen de uygun bir tarih belirleyebilirsin.

Online randevu oluşturuldu. Sırada Almanya Schengen Vizesi için gerekli belgeler?

  • Pasaport
  • 6 aydan eski olmayan biometrik fotoğraf
  • Başvuru Formu

iDATA’nın sitesinden ulaşabileceğin Başvuru Formunu eksiksiz doldurman ve imzalaman gerekiyor.

  • Seyahat Sağlık Sigortası

Ben yurtdışı seyahat sağlık sigortamı İş Bankasından halletmiştim. İş Bankası hesabım da olduğu için işimi 15 dakika kadar kısa bir sürede hallettim. Bunun için yaklaşık 220 Türk Lirası kadar İş Bankası hesabımdan ödedim. Siz yine diğer bankaları da araştırabilirsiniz. Hemen hemen hepsi birbirine yakın.

  • Not: Vize Harcı yok

Erasmus Stajı kapsamında gidiyorsanız vize harcından muafsınız.

  • Staj Belgesi

Türkiye’deki üniversiteden staj göreceğinize dair belge, bu belgeyi size eğitim kurumunuzdaki erasmus koordinatörünüz sağlıyor.

  • Staj Sözleşmesi

Staj yapılacak kurumla yapılan sözleşmeniz, yani ‘’Learning Agreement for Traineeships’’ belgeniz. Okulunuzun erasmus sayfasından bu belgeye ulaşabilirsiniz.

  • Öğrenci Belgesi
  • Burs veya Hibe Belgesi

Erasmus Koordinatörünüzün size yollayacağı Erasmus Hibe Belgeniz,

Eğer staj yapacağınız yerden ücret alacaksanız miktar ve dönemini gösteren belge,

Eğer almayacaksanız size sponsor birisini göstermeniz gerekiyor. Bu ailenizin bir üyesi olabilir. Ben babamı göstermiştim. Bunun için babam bir dilekçe yazıp imzaladı. Ve babamın maaş bordrosu, banka hesap bilgileri gibi belgeleri de ilgili yerlerden teslim aldık.

  • iDATA Koordinasyon Ücreti

177TL

  • Uçak Rezervasyonları

Gideceğiniz tarihe göre uçak rezervasyonu yapmanız veya bilet almanız gerekiyor. Bilet almak vize durumuna göre riskli olacağından herhangi bir hava yolu şirketinden gidiş-dönüş uçuş rezervasyonu oluşturmanız yeterli olacaktır.

  • Kalacak yer belgesi

Eğer kalacağınız yer belliyse, bunu gösteren bir belge sunmanız vize alım sürecinizi kolaylaştıracaktır.

Randevu Günü

Randevu tarihinizde belgelerinizi eksiksiz bir şekilde götürürseniz vize alımında herhangi bir problem yaşamazsınız. Belgelerinizi fotokopi çektirmeyi unutmayın.

Belgelerinizi teslim ettiniz. Vize ücretini ödediniz, parmak izi kaydınızı verdiniz.  Artık sadece pasaportunuzu beklemeniz gerekiyor. Tatil günlerine göre pasaportunuzun gelme tarihi uzayabilir. Benim Noel tatilinden dolayı pasaportum 2 haftada elime ulaşmıştı.

Umarım bu bilgiler vize alım sürecindeki arkadaşlara faydası dokunur ve vizeniz olumlu sonuçlanır.  Aklınıza takılan diğer sorular için ulaşabilirsiniz..