Erasmus Önerileri

Erasmus Önerileri başlıklı bu yazımda sizlere yaşadığım tecrübelerden yola çıkarak önerilerde bulunacağım.

Ben Kimim?

Ben Ezgi Bıkım,  Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Seramik ve Cam Tasarımı bölümünde öğrenciyim.

Erasmus Önerileri

Ülke Tercihleri

Ben güzel sanatlar fakültesi öğrencisiyim dolayısıyla başvurduğum üniversiteler benden portfolyo, motivasyon mektubu ve özgeçmiş talep ediyor. Öncelikle başvurmak istediğiniz üniversitelerin internet siteleri üzerinden ne talep ettiklerini ve son başvuru tarihlerini öğrenmelisiniz. Benim gibi bir eleme sistemine tabi tutulacaksanız son başvuru tarihlerini kronolojik sıraya koyup tercih listenizi ona göre yapmanızı tavsiye ederim. Tercih listenizi hazırlarken dikkat etmeniz gereken diğer nokta ülkelere verilen hibe miktarı ve ülkenin kendi içerisindeki pahalılık durumu. Hibe miktarı yüksek olan bir ülkenin kendi içerisinde pahalılığı düşük olabiliyor; örneğin Almanya.Ayrıca okulunuzun anlaşması olmayan bir okul ile iletişime geçip sınavdan önce anlaşma sağlayabilirsiniz. Avrupa ülkeleri arasında uçak biletleri oldukça ucuz özellikle Skyscanner, Ryanair, Flixbus gibi firmaları takip ederek kendi kendinize uygun fiyatlı turlar düzenleyebilirsiniz. Dolayısıyla tek bir ülkeye takılıp kalmayın zaten ziyaret etmek oldukça kolay olacak daha fazla yer görmek için uygun fiyat takip etmenizi tavsiye ederim.

Vize Başvurusu

Her ülkenin farklı koşulları vardır. Ben İstanbul’da yaşıyorum, vize için VFS Global’e başvurdum. Ankara’daki Başkonsolosluk ile aracı bir firma, ayrıca bir çok ülke için de aracılık yapıyor. VFS Global internet sitesi üzerinden her ülke için talep edilenleri listeliyor ve site üzerinden online ön başvuru yapıyorsunuz. Letonya için 50.000 TL değerinde sağlık sigortası (ücreti yaklaşık 75 €), gidiş dönüş uçak bileti, öğrenci belgesi, karşı okulun davetiyesi, konaklayacağım yerden imzalı-kaşeli belge gerekliydi. Pasaportumuzu zaten nüfus müdürlüğünden temin ediyoruz, eğer 25 yaşın altındaysanız yalnızca defter parası ödüyorsunuz. Erasmus öğrencisi olduğumuz için vize ücreti ödemiyoruz fakat 25 € hizmet ücreti var. Ayrıca pasaportunuzun evinize teslim edilmesini istiyorsanız 10 € kargo bedeli ödüyorsunuz (ama ne gerek var her cent değerli).

Konaklayacak Yer Bulmak

Bu konuda danışmanız gereken ilk kişi karşı okuldaki danışmanınızdır. Üniversiteye göre değişmekle birlikte bir “buddy” sistemi olabilir. Bu bir üniversite öğrencisinin size gönüllü yardımcı olduğu bir kankalık sistemi. Ayrıca Facebook uygulamanız yoksa sadece etkinlikleri takip etmek için bile hemen indirin. Çeşitli parti/etkinlik grupları; Erasmus Türkiye ya da uluslararası Erasmus grupları anında açılır. Özellikle “Marketplace” üzerinden Yurt ve kiralık odaları bulup karşılaştırabilirsiniz. Yeterli gelmediğinde fotoğraf ve bilgi istemekten çekinmeyin. Aylık ücrete faturaların dahil olup olmadığını ve üniversitenize olan ulaşımı mutlaka kontrol edin. İnternet üzerinden havalimanından evinize, evinizden üniversitenize ulaşımı ve ücretleri kontrol edin. Gideceğiniz ülkeye daha önce giden öğrencileri bulup iletişim kurun. Benim Letonya’da kaldığım 1Home otelini hem gittiğim okul hem daha önce buraya gelen bir arkadaşım tavsiye etmişti.

latvia

60€’ya Riga-Viyana-Prag Turu

Herkese Merhaba! Riga-Viyana-Prag turumuzda 3 gün gezip 60€ ödemek akıllarda ‘ama nasıl?’ sorusunu oluşturuyor. Hemen bu soruyu hikaye tadında cevaplandıralım. İyi okumalar…

Riga-Viyana-Prag

Her şey Covid-19 öncesi başladı.Letonya’da Erasmus yapmaktayken 3 kız arkadaş Letonya bize yetmedi deyip gezmeye karar verdik. Rotamızı Riga-Viyana-Prag olarak oluşturduk. En uygun olan uçak biletini denk getirmek için günlerce plan yapmak zorunda kaldık. Hatta Letonya’da meşhur olan Hesburger’de planımızı oluştururken kapıyı üzerimize kilitlediler, vakit geç olmuştu farkına varamadık.

Riga-Viyana yolcuğunu 10€’ya Ryanair’den aldığımız uçak bileti ile kesinleştirdik. Viyana’da 1 gece geçirmek için de booking.com sitesinden kişi başı 13€’ya 4 kişilik oda tuttuk. Uçak bileti kalacak yerden daha ucuza denk gelmişti. Kaldığımız günün sabahında bizi yorucu bir gün bekliyordu. Yaklaşık 50km yol yürüyecektik.
10€’ya bulduğumuz uçak biletini gece için alabilmiştik. Viyana havaalanına indikten sonra tren ile merkeze gitmemiz gerekti. Daha sonra hostele yerleştik vakit epeyce geç olmuştu. Gezilecek yerler listemizde Viyana’nın her köşesi vardı; öğrenciyiz bize ucuz olan şeyler lazım diyerek yola koyulduk.

Viyana’nın turistik cazibesi herkes tarafından bilinen bir gerçek!

Belvedere Sarayı, Aziz Stephen Katedrali, Viyana Devlet Opera Binası, Hundertwasser Evi, Judenplatz, Karl Kilisesi… Her yer bizi bekliyor gibiydi. Viyana sokaklarında tur atarken arada Türkçe sesleri kulağımıza geliyordu. Ana dili Almanca olan Viyana’da burada da biz varız demek gülümsetiyor. Karnımız acıktığında bir Türk grubuna bize yemek yeri tavsiye etmeleri için soru sorduk. Alın siz öğrencisiniz deyip 50€ sıkıştırdılar elimize, yurdum insanının yardım severliği, bonkörlüğü gözlerimizi doldurmaya yetti. Tek bir iyi dilek bile bize yetecekken karnımızı da doyurmuşlardı.

Gezme işi bitip artık yorgunluktan yürüyemeyecek hale geldiğimizde saat 22:00 sularıydı. Prag’a otobüs biletini Flixbus’tan kişi başı 15€’ya almıştık. Otobüs kalkış saati ise gece 02:30. Ne var bekleriz bir de gece tadına bakarız Viyana’nın demiştik. Ama hesaba katmadığımız bir gerçek vardı; hava buz gibi soğuktu. Gece pek de gezilecek yer kalmamıştı. Otobüs durağına geçerek saatin gelmesini beklemeye koyulduk. Rüzgarın fazlalığı artık yürümemize engel teşkil ediyordu. Ama nihayet otobüs kalkış saati geldi. 5 saat kadar sürecek olan yolcuğumuzda tek isteğimiz biraz uyuyabilmekti. Çünkü Prag’a vardığımızda saat sabah 8 civarı olacaktı ancak hostele giriş saati 14:00’dı. Hostel fiyatı ise Viyana’ya göre oldukça ucuz, 8 kişilik oda için kişi başı sadece 8€ ödedik.

Hostele gitmeden önce de yol üstü uğrayabileceğimiz görmemiz gereken yerlere uğradık. Dans Eden Ev, Cumhuriyet Meydanı, Eski Şehir Meydanı ilk duraklarımız olmuştu. Güzel bir dinlenmenin ardından Prag Kalesi, Astronomik Saat Kulesi, John Lennon Duvarı, Aziz Vitus Katedrali, Charles Köprüsü’nü gezdik.
Gitmeden önce mutlaka denememiz gereken bir tat olduğunu söyledikleri Trdelnik tatlısını denedik. Bir şiş etrafına sarılan hamur pişirilerek içine isteğe bağlı olarak çikolata-dondurma vs konuluyor. Biz oreolu ve dondurmalı tercih ederek 7€ ödedik. Ayrıca tüm harcamalarımızı yapmadan önce Euro’larımızı Çek Kronu’na çevirttik. O zaman 1€=38 Çek Kronu idi.

Sadece hamburger alırken bile bir avuç dolusu para vermemiz gerekti.

Prag hakkında tek söyleyebileceğim şey şu ana kadar gördüğüm en güzel şehirlerden biri. Hatta bence Paris yanından bile geçemez. Tarihi dokusu, binaların yapısı sanki masal dünyasındaymışsınız hissi veriyor. Sadece hava sıcaklığı hoşunuza gitmeyebilir. Yaz aylarını seven bir insansanız sizin için gezmek zulme dönüşebilir. Temmuz-Ağustos aylarında bile 20 derecenin üzerine çıktığı zor görülürmüş! Ama bence kat kat giyinip buz gibi havayı içine çekerek Charles Köprüsü’nden geçmek mükemmel bir duyguydu.

Gezilecek ülkeler listesinde 1 numaraya Prag’ı kesinlikle alabilirsiniz.

Artık her yeri gezip bitirmiştik, dersim olmasa günlerce kalabilirdim tabi biraz para da lazım:) Prag’tan Riga’ya yine Ryanair’den kişi başı 14€ vererek aldığımız uçak bileti ile dönüşümüzü gerçekleştirdik.

Riga, Letonya

Sizlere bu yazımda Riga-Viyana-Prag turumuzda tüm detayları anlattım.

Bir başka yolculukta görüşmek üzere, sevgiler!

Erasmus’ta İtalya Planı

Bu yazımda size 2018 yılının Haziran ayında İtalya da Erasmus + Öğrenim Hareketliliği yaparken yaptığım gezilerden biri olan  gezisinden bahsedeceğim.

Gezi Rotası

Erasmus İtalya Gezi rotamızı Erfurt=> Nüremberg=>Roma=>Pisa=>Floransa=>Venedik=>Frankfurt=>Schmalkalden şeklinde ayarladık. Erfurt’tan Flixbus ile Nüremberg’e geçtik. Ryanair kullanarak Nüremberg havaalanından Rome Ciampino Havaalanı‘na vardık. Roma’dan Pisa’ya geçmek için Flixbus kullandık. Pisa, Floransa arasında ise daha uygun olduğu için Trenitalia tercih ettik. Floransa’dan Venedik’e geçerken yine Flixbus kullandık.  Son olarak Ryanair ile Venice Treviso havaalanından Frankfurt Int havaalanına geçip ordan da tren ile aktarmalar yaparak Schmalkalden’e döndük.

Kalacak Yer

Kalacak yerlerimizi gitmeden önce Hostelbookers.com dan ayarlamıştık. Sizden sadece rezervasyon parası alıyor ve kalan ücreti ise hostele vardığınızda ödüyorsunuz.

cantina e cucinaRoma

Roma’ya geldiğimizde ilk olarak hostele eşyalarımızı bıraktık ve sonra gezimize başladık. Roma’yı yürüyerek gezmeye karar vermiştik bu yüzden toplu taşıma kullanmadık. Gideceğimiz yerleri ise önceden Google Maps’ten işaretlemiştik. İlk olarak Kolezyum’a gittik. Daha sonra Santa Maria Maggiore Bazilikası’na geçtik. Daha sonra Trevi Çeşmesi’ne gittik ve meydanları dolaştık. Akşam yemeği için ise Cantina e Cucina isimli restorana gittik ve gerçekten memnun kaldık. Daha sonra Pompi Tiramisu isimli yerden tiramisularımızı aldık ve İspanyol merdivenlerinde vakit geçirdik.

İkinci günümüzde ise Vatikan’a gittik. Aziz Petrus Bazilikası ve Sistina Şapelini ziyaret ettik. Dilerseniz Vatikan müzelerini de ziyaret edebilirsiniz.

Pisa

kolezyum

Pisa şehri Roma’ya göre oldukça küçük bir yer. Gezilecek yerleri birkaç saatte bitirebilirsiniz. Sabah saatlerinde şehre vardık. Pisa kulesi ve etrafını dolaştık. Bu şehirde hostel tutmadık. Birkaç saat Pisa da gezdikten sonra Floransa’ya geçtik.

floransaFloransa

Floransa’ya akşama doğru vardık. Hostele eşyalarımızı bıraktıktan sonra Michelangelo Meydanı’na gittik ve akşamımızı orada geçirdik. Bu şehirde dondurma yemenizi öneririm çünkü yediğim en harika dondurma buradaydı.

Venedik

Biz gittiğimizde diğer şehirlerde olduğu gibi Venedik de oldukça kalabalıktı. Çok güzel bir atmosferi vardı. San Marco Meydanı ve Rialto Köprüsü etraflarında dolaştık. Havaalanına daha yakın olduğu için hostelimizi Treviso’da tutmuştuk. Böylece Treviso bölgesini de görme fırsatımız oldu.

Almanya’da Staj Tecrübesi

Ben Bircan Pullu. Sakarya Üniversitesi Çeviribilim bölümü Yüksek Lisans öğrencisiyim.  Almanya’da Erasmus+ Staj Hareketliliği programından 2018-2019 dönem öncesi yaz sezonunda 2 ay yararlandım. 2 yıl önceki şartlar ile günümüz şartlarının aynı olmadığını en başta belirtmeliyim.

Almanya’da Staj yapmak için Erasmus’a gitmeye nasıl karar verdiniz? Bu süreçte neler yaşadınız?

Erasmus’u liseden beri biliyordum. Lisede de bunun eşdeğeri olarak Comenius projesi var. Lisedeyken de bu programla İngiltere’ye gidecektim ama okul değiştirmek zorunda kaldım ve programdan yararlanamadım. Üniversitemin ilk senesinde Erasmus sınavına girip kazandım ve bir dönem boyunca Macaristan’da Öğrenim Hareketliliği’nden yararlandım. Doymadığım için tekrar sınava girip bu sefer Staj Programı’ndan yararlandım yine kazanarak firmamıza geldim.

Erasmus’a gideceğiniz ülkeyi ve okulu nasıl belirlediniz ve ne kadar kaldınız?

Öncelikle Almanca konuşulan bir ülkeye gideceğimi belirledim çünkü kendi bölümüm Çeviribilim olduğu için Almanca’mı geliştirmem gerektiğinin farkındaydım ve kendi bölümümüzün zorunlu stajı da var ikisini aradan çıkarmayı planladım. Erasmus için staj yeri bulmak öncelikle ayrı bir problem baştan uyarmak isterim. Bir sürü firmaya CV ve Motivation Letter göndereceksiniz. Dönmeyenler olacak, dönenler olacak. Dönüp red yiyeceğiniz olacak. Securitim firmasına açıkçası başlarda önceliği vermemiştim. Çünkü tamamen gönüllü bir çalışma olduğu için açıkçası cebimde tutuyordum. Görüştüğüm anlaştığım iki üç firma vardı ama süreci zorlaştırıyorlardı. Örneğin; kalacağım yeri onlar uğraşmamı istiyorlardı ve kısıtlı bir sürem vardı. Fakat şirketimiz kalacak yer bulma konusunda da yardımcı olduğu için bir an önce belgelerimi hazırladım. Ardından da vize başvuru sürecim başladı.

Giderken yanınızda neler götürdünüz?

5 Haziran gidiş tarihimdi. Havalar ısınmaya başlayacağını düşündüğümden yazlık kıyafetlerimi götürmüştüm. E tabii ki malum Almanya! Yazın da hava 13-14 derecelere düşebiliyor. Bu sebeple kışlık da almıştım 3-5 tane. Almanızı tavsiye ederim her ne kadar benim gittiğim dönemde Almanya son yüzyılın en sıcak yazını geçirmiş olsa da :’’)

Uyum sağlama sürecinde neler yaşadınız?

Şirketimizin bulunduğu eyalet çok fazla Türk’ün yaşadığı bir eyalet bu sebeple yabancılık çekmeniz neredeyse imkansız. İllaki ilk başlarda bir bocalıyorsunuz ama bir haftaya kalmadan alışıyorsunuz.

Hibenizi ne zaman aldınız? Aldığınız hibe ihtiyaçlarınız karşıladı mı? Para transferini nasıl gerçekleştirdiniz?

Hibem döndükten sonra yatacağı için hibem yatmadan gittim. Tabir-i caizse kendi cebimden yedim. Ama yeni hibelerle ihtiyacınızın büyük bir kısmını karşılayıp rahat rahat geçinebilirsiniz. Para transferi için de TEB Bankası’nı ya da Ziraat Bankası’nı öneriyorum. TEB hiç kesim yapmıyor ve Ziraat de çok az bir kesinti yapıyor.

Şehir içi ulaşım olanağı nasıl?

Şehir içi ulaşım göreceğinizin en en üst seviyesinde. Almanya’ya gelip sokakta kaldım derdiniz olmayacaktır. Gece 1-3 arası ulaşım bulmak sıkıntı biraz. Lakin haftasonları da bu saatlerde ulaşım var. Neredeyse heryere tren ile gidiyorsunuz. Otobüse 2 ayda maksimum 3 kere binmişimdir. Gelmeden DB Navigation uygulamasını indirmenizi öneririm. Dilediğiniz yere nasıl gidebileceğinizi bu uygulama üzerinde görebilirsiniz.

Almanya’da Staj süresince bulunduğunuz ülkede hangi şehirlere gittiniz?

Şirketimiz Nord-Rhein Westfalen eyaletinin Essen şehrindeydi. Essen çok şirin bir şehir. Ama eyalet içinde tartışmasız en sevdiğim şehir Düsseldorf’tur. Hem eyaletin başkenti hem birçok şeyin merkezi olduğu için Altstadt’ta gezinmek bile emin olun size yetecektir. Eyalet içinde ise mutlaka Hattingen ve Kettwig’e gitmenizi öneriyorum adeta masallardaki köyler gibi. Hibem olmadığı için diğer eyaletlerdeki şehirlere gidemedim kısıtlı bütçem olduğundan dolayı. Yine sizlere bir öneri olarak Berlin ve Hamburg’u gezmeyi öneririm.

Almanya’da Staj sürecince hangi ülkelere ve şehirlere gittiniz? Mutlaka gidilmesi gereken yerlerin nereler olduğunu düşünüyorsunuz?

Şirketimiz kendi içinde çeşitli etkinlikler yaparak onların sayesinde ekstra 3 ülke daha görmüş oldum. Şirket ile Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’a gittim. Bu üç ülkeden en en güzeli bence Belçika’ydı. Amsterdam’ın çok abartıldığı görüşündeyim seveceksiniz ama bir Belçika olmayacaktır.

Schmalkalden’da Erasmus

Merhaba. Ben Rumeysa Özdemir. Süleyman Demirel Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunuyum. Bu yazıda 2018 yılı bahar döneminde yaptığım Schmalkalden Erasmus + Öğrenim Hareketliliği hakkında tecrübelerimi paylaşacağım.

Kalacak Yer

Erasmus+ öğrenim programımı Almanya‘nın Thüringen eyaletinde Schmalkalden Üniversitesi’nde gerçekleştirdim. Vize işlemlerimi hallettim ve sıra kalacak yer ayarlamaya geldiğinde iki farklı yurt vardı. Tercihimi kampüsün içinde olan Blechhammer 9b Haus tan yana kullandım. Bu yurda aylık 180€ ücret ödedim. Bir daire; 3 oda, mutfak ve banyodan oluşuyor. Benim oda arkadaşlarımdan biri Brezilyalı değişim öğrencisi, diğeri ise Vietnamlı yüksek lisans öğrencisiydi. Yurt tercihimden çok memnun kaldım. Eğer Schmalkalden Üniversitesi’ne gelecek olursanız kaldığım yurdu tavsiye ederim çünkü diğer yurt kampüse uzak olduğu için soğuk havalarda işkenceye dönüşebilir.

Ders Seçimi

Ders seçimi yapmadan önce öğrenci kartımın çıkmasını bekledim ve sonra okulun öğrenci sisteminden derslerimi seçtim. Çok sorulan sorulardan biri de dersleri saydırdın mı olduğu için yazıyorum. Evet saydırdım fakat seçmeli olan derslerime sayıldı. Sonraki sene de zorunlu derslerimi alıp mezun olmuş oldum.

Schmalkalden

Schmalkalden çok küçük ve şirin bir yer. Okul ile çarşı arası yaklaşık yürüyerek 20 dakika. Okulun yakınında ise Lidl, ALDI, Edeka marketleri ve Mcdonals var. Ben büyükşehirde yaşadığım için ilk defa küçük bir kasabada yaşamayı deneyimlemiştim ve her gün aynı insanları görmek selamlaşmak yüzlerin tanıdık gelmesi bana çok iyi gelmişti. Yurdun altında küçük de olsa bar var ayrıca kampüste yemekhane var.

Schmalkalden’da sıkılırsanız farklı yerlere de ücretsiz gidebilirsiniz çünkü öğrenci kartınızı aldığınız zaman eyalet içinde ulaşım ücretsiz oluyor hatta biz öğrenci kartımızla Louvre müzesine bile ücretsiz girmiştik. Sadece öğrenci kartına yaklaşık 110€ gibi bir ücret ödüyorsun o kadar. Biz genellikle Schmalkalden’e trenle 1.5 saat uzaklıkta olan Erfurt’a gidiyorduk. Gündüz gezileri dışında gece hayatı içinde Erfurt’u tercih ettiğimiz oldu.

Haziran ayında okulda festival oluyor adı Schmalimpics. Gündüz çeşitli yarışmalar, müsabakalar oluyor akşam ise konser ve eğlence.

Açıkçası Erasmus için Almanya’ya gelirken insanlar bana neden Almanya’yı tercih ettin ordaki insanlar soğuk eğlenemeyeceksin keşke Polonya’ya gitseydin gibi şeyler demişlerdi fakat ben gerçekten Schmalkalden’da çok eğlendim, güzel vakit geçirdim ve iyi arkadaşlar edindim.

Geziler

Schmalkalden iyi güzel de başka yerlere gitmedi mi acaba diye düşündüğünüzü düşünüyorum. Aldığım derslerin çoğunda derse girme zorunluluğu vardı bu yüzden gezilerimi hep ders programıma göre ayarladım. Derslerime rağmen yaklaşık 15 şehire gitme fırsatım oldu. Yani bu konuda da sıkıntı yaşamadım gitmek istediğim her yere gidebildim.

 

Son olarak Almanya’da geçirdiğim bir dönem boyunca farklı kültürlerle ilgili birçok şey öğrenip, ön yargılarımın çoğunu yıkıp en önemlisi kendimi de anlamaya başladığım bir dönem oldu. Herkese bu deneyimi tavsiye ederim neresi olursa olsun kendinize birçok şey katacağınızdan emin olabilirsiniz.

Erasmus Yaparken Gezmek

Erasmus+ her ne kadar bir öğrenim/staj tecrübesi olsa da, yapıldığı sırada insana gezmek için mükemmel fırsatlar sunuyor. Eğer Erasmus tecrübesi ile gezi tecrübesini birleştirmiyorsanız Erasmus’tan yeterince faydalanamamışsınız demektir. Bu yazımda size Erasmus+ programıyla staj yaparken bu hafta sonu gerçekleştirdiğim küçük turumdan bahsedeceğim.

İlk Olarak Ben Kimim?

Ben Yaman Hakçı, TOBB Üniversitesi İşletme ve Uluslararası Girişimcilik bölümlerinden çift anadal öğrencisiyim ve Erasmus + programıyla Almanya’nın Düsseldorf şehrinde Teknoworld GmbH’da staj yapıyorum. Düsseldorf’ta yaşamak gezmek için çok avantajlı çünkü Almanya’nın Batı sınırına yakın olduğu için Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkelere oldukça kısa sürede ve uygun fiyata seyahat edebiliyorsunuz.

Erasmus Yaparken Gezmek için Gezi Rotası

Geçtiğimiz hafta Perşembe Akşamı yola çıkarak üç günlük küçük bir tur yaptım ve gezimin rotası şu şekilde ilerliyor. Düsseldorf => Paris => Strasbourg => Basel => Düsseldorf.

Perşembe sabahı BlaBlaCar uygulamasından Paris’e 15 Euro’ya bilet buldum ve iş yerimden cuma günü için izin alarak perşembe akşamı yola çıktım. Çıktığımda dönüş biletimi almamıştım ve bu mini turu yolculuğum sırasında hazırladım. BlaBlaCar sürücümle yaptığım yolculuk Avrupada ilk araba yolculuğumdu ve oldukça keyifliydi. Pasaportunuzu göstermeye bile gerek kalmadan ülke değiştirmek Avrupa vatandaşı olmayan biri için oldukça şaşırtıcı oluyor.

Paris

Paris’e akşam saatlerinde vardım ve güzel bir akşam yemeği yedikten sonra arkadaşımın evinde kaldım. Paris’e giderseniz yemek yemeden önce oturacağınız restoranın menüsünü mutlaka incelemenizi tavsiye ederim çünkü fiyatlar Avrupa ortalamalarının çok üstünde.

Cuma günü uyandıktan sonra ilk olarak Montmartre’a gittim. Şehri tepeden görmeniz için üst katına çıkmanızı mutlaka tavsiye ederim ancak 300 basamak çıkmaya hazır olun! Montmartre’den sonra Eyfel Kulesi’ne gittim. Paris’e cuma günü gitmek sizi ciddi bir masraftan kurtarabilir çünkü Louvre Müzesi cuma öğleden sonraları 26 yaşın altındaki gençlere ücretsiz. Ben de cuma akşamımı Louvre’da geçirdikten sonra Omio uygulamasını kullanarak Strasbourg’a tren bileti aldım ve arkadaşımla birlikte yola çıktım.

Strasbourg

Strasbourg, Fransa ile Almanya sınırında bulunan küçük ve tarihi bir şehir. Eski evlerinin mimarisi ve kanallarıyla ünlü. Geceyi arkadaşımın ailesinin evinde geçirdikten sonra sabah Petite France bölgesindeki kanalları ve tarihi ahşap evleri gezdik. Öğleden sonra ise Strasbourg Katedrali’ni gezdim ve akşam arkadaşımın arkadaşları ile tanışıp yemek yedim. Fransızlar oldukça cana yakın ve misafirperver insanlar. Dönüş bileti ararken yakındaki şehirlerden olan dönüş trenlerine de bakıyordum ve Basel’den trenle gitmenin 5 Euro daha ucuz olduğunu gördüm. Strasbourg’dan BaseL’e trenle geçmek de 5 Euro idi, bu yüzden bedavaya bir ülke daha görmek için dönüş biletimi Basel’den aldım.  Pazar sabahı tren garından Basel’e bilet alıp yola çıktım.

Basel

Basel İsviçre’nin kuzeybatısında yer alan bir sınır şehri. Öğleden önce Basel Manastırını gezdim ve öğlen yemek yemek için kanalların yanındaki parka oturup yemek yedim. İsviçre’nin çok pahalı olduğunu bildiğim için yanımda sandviç getirmiştim. Size de İsviçre’de iken restoranlara oturmamanızı tavsiye ederim çünkü fiyatlar Almanya ve Fransanın 2 katından daha yüksek. Öğleden sonra şehri turladım ve akşam tren garına geçtim. Deutsche Bahn trenine binerek 4.5 saatlik bir yolculuk sonrasında mini turumu sonlandırdım.

Şimdi sizin de gezmek için kullanabileceğiniz uygulamalardan birazcık bahsedeyim.

Gezmek için gerekli uygulamalar

Omio: Her türlü seyahat aracı ile en uygun seçenekleri size listeleyen çok kullanışlı bir uygulama.

FlixBus: Avrupa’nın en ünlü ve ucuz otobüs şirketi.

BlaBlaCar: İnsanlarla şehir değiştirirken araç paylaşabileceğiniz bir uygulama.

TripAdvisor: Gittiğiniz şehirlerde gezebileceğiniz yerleri ve restoranları puanlayan kullanışlı bir uygulama.

Skyscanner: En uygun uçak biletlerini bulabileceğiniz uygulama. Örnek vermek gerekirse üç hafta sonrası için Milano’ya 20 Euro’ya gidiş dönüş bileti aldım!

Lille Erasmus Gittikten Sonra

Bu yazıdan önce Lille’de Erasmus – Gitmeden Önce yazımı mutlaka okumalısın, Lille’e gitmeden önceki deneyimlerimlerinden ve önemli tavsiyelerden bahsetmiştim.


Lille’de Erasmus macerama Gare Lille Flandres’da indiğimde başladı ve hemen bir metro bileti aldım. Aşağıda paylaştığım görsel Lille’in metro haritası, görüldüğü gibi 2 hat var ve oldukça basit. Eğer Lille üniversitesine gelecekseniz muhtemelen vaktinizin çoğu sarı hatta geçecektir.
Metro haritasını tamamını şu şekilde görebilirsiniz.

Lille'de erasmus

Sizin çoğunlukla kullanacağınız sarı hat ise ayrıntılı bir şekilde şöyle:
Lille'de erasmus


Lille’de internet

Cite scientifique’de indim ve internetim olmadığı için önceden şehrin haritasını Google Maps ile indirmiştim. Bu konuda işinize yarayabilir çünkü burada uzun süre kalacaksanız yeni bir telefon hattı almanız gerekecek. Cite scientifique’de indiğinizde kampüsün içine gelmiş oluyorsunuz ve eğer Türkiye’deki üniversitenizde Eduroam kullanıyorsanız burda da aynı şekilde şifrenizle giriş yapabilirsiniz. Anadolu Üniversitesinden geliyorsanız kullanabilirsiniz.

Onun haricinde önerim şehir merkezinde sarı hat üzerinde Rihour’da inip “Free” mağazasına gitmek. 100 gb internet 25 gb avrupa içinde sınırsız konuşma ve mesajlaşma gibi özellikleri olan sim kartını aylık 20 euroya veriyorlar. Oraya gittiğinizde fransızca bilmediğinizi söylerseniz size yardımcı oluyorlar, kayıt için kredi kartı gerekiyor(banka kartı değil), nakit kabul etmiyorlar. erasmusunuz bitmeden 10 gün önce tekrar oraya gidip iptal işlemlerini başlatabiliyorsunuz, size bir adres veriyorlar ve form veriyorlar doldurup postaya veriyorsunuz. Ben Free hattı kullanmıştım ve gayet güzeldi. Fransa’da çok iyi çekmese de her gittiğim şehirde interneti iyiydi ve işime yaradı.

Reeflex yurduna ilk giriş

Cite scientefique durağından indikten sonra 3 dakika yürüme mesafesinde Reeflex Residence Internationale yazısını görüyorsunuz. Epey büyük ve bence Lille’de erasmus yaparken kalacağınız en iyi yerlerden bir tanesi. Özellikle erasmus gibi bir program yapıyorsanız sosyalleşmek açısından kesinlikle tavsiye ederim. Yurda ilk girdiğimde ilk olarak resepsiyona uğradım. Merhaba ben Atakan erasmus öğrencisiyim dedim yeni erasmusu kazanmış ingilizcemle birlikte ve resepsiyondaki adam(Volkan abi) burada türkçe konuşabilirsin demesiyle şok olduğumu söylemeliyim.

Evet resepsiyondaki çalışan türk bir abimizdi ve ilk geldiğimde epey yardımı olmuştu. Genellikle saat 4 den sonra geliyor ve akşam 11 e kadar kalıyor. Eğer akşam 6 dan sonra yurda ilk kez gelecekseniz kapılar kapatılmış oluyor kapıyı birisinin açmasını beklemelisiniz, genellikle 5 dakikada birisi geliyor. Onun haricinde size kayıt sırasında verilen kartla hem dış kapıyı hem de oda kapınızı açabiliyorsunuz. Güvenlikli ve temiz bir yurttu, en iyi anılarımı en iyi zamanlarımı burda geçirdim diyebilirim. International bir yurt olduğundan fransız harici bütün milletlerden insanlarla tanışabilirsiniz, çoğunluğun arap olduğunu söylemeliyim. Önceki yazımda yurtla ilgili bilgiler paylaşmıştım. 

Lille’de Ders Seçimi

Geldikten sonra 1-2 hafta boş zamanınız oluyor bu süre içerisinde diğer Lille’de erasmus yapanöğrencilerle yurt lobisinde veya bahçesinde tanışabilir, vakit geçirebilirsiniz. Daha sonrasında size okul tarafından bir mail geliyor ve kayıt zamanını söylüyorlar. Güncel ders listesini ve onlar için doldurmanız gereken Learning Agreement’ı yolluyorlar. İktisat bölümü için söylüyorum: ben gitmeden önce kordinatörüm derslerin çok zor olacağını kalabileceğimi söylemişti.

Ben de buraya geldiğimde kolay dersler almaya çalıştım, aldığım derslerin çoğunluğu Master-1 dersleriydi evet ben Türkiye’de henüz 2. sınıf olsam da burada master-1(Türkiye’ye göre 4. sınıf derslerini aldım) Aldığım dersler sadece sunum yapabileceğiniz, belirli konular hakkında tartışarak not alabileceğim derslerdi ve ders sayısı oldukça az olan derslerdi. Şubatta başlayan derslerim nisanın ilk haftası neredeyse bitmişti. Bu yüzden 1 tanesi hariç bütün derslerimden geçtim benim için çok kolay oldu böylelikle dönüş hibemi de alabileceğim. Derslerinizi danışarak almanızı bu yüzden tavsiye ederim.

Lille’de Şehir içi Ulaşım

Lille’de gece saat 00.17’ye kadar metro kullanabilirsiniz onun haricinde sadece Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri Gece otobüsü oluyor. Bunun haricinde masraflı olsa da uber ve taxi seçenekleri her şehirde olduğu gibi mevcut.  Normal metro tarifesi 1.60 Euro tek gidiş, günlük 4 küsür euroydu. Bu noktada size tavsiyem, Aylık Transpol Kartı almanızdır. Transpol kartı almak için: Üniversiteye kabul belgeniz, Yurtta kaldığınıza dair belge(resepsiyondan isteyebilirsiniz), 1 veya 2 fotoğraf ve 35 euro bir ücretle aylık kart alabiliyorsunuz. İlk seferde 7 euro kart ücreti alıyorlar, sonraki aylarda 28 euro karşılığında sınırsız bir şekilde toplu ulaşım araçlarını kullanabiliyorsunuz. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kart ve çok işinize yarıyor. 

Lille’de ESN

Lille'de erasmusLille’e geldiğinizde ilk işiniz ESN ofisine gitmek olsun. Pazartesi, salı ve çarşamba günleri saat 18 ile 20 arası açık oluyorlar. Kampüste Maison des etudiants binasında bulunuyor ofisleri. 5 Euro karşılığında kayıt oluyorsunuz ve o anda size ESN kartını veriyorlar.

Gitmeden önce yanınızda 1 Adet fotoğraf götürmelisiniz. Bu ESN kartı ile bazı restaurant, bar ve uçuş şirketlerini indirimli bir şekilde kullanabilirsiniz. Özellikle Ryan Air gibi avrupa içindeki ucuz uçuşlarıyla bilinen bir uçak şirketinde %15 indirim alıp 20kg ek ücretsiz bagaj hakkı alabiliyorsunuz. Ayrıca kayıt esnasında yeni geldiğinizi ve mutfak için eşyaya ihtiyacınız olduğunuzu belirtirseniz önceden öğrencilerin kullanıp tekrar ESN ofisine bıraktığı eşyaları ücretsiz bir şekilde alabilirsiniz. Ben bu şekilde yaptım ve beni ağır bir yükten kurtardı. ESN Lille’de erasmus yapan öğrencileri kaynaştırmak amacıyla bir çok etkinlik düzenliyor, bu etkinliklere katılmanızı öneririm. Özellikle Welcome Party ve International Dinner çok eğlenceliydi. Paylaştığım fotoğraf international Dinner’dan ve biz türkler olarak 2. olmuştuk. (aslında 1. olabilirdik italyanlar sayı olarak fazlaydı)

Lille’de Banka Hesabı

Lille’de erasmus yaparken diğer bir ihtiyaç ise banka hesabı, CAF için kesinlikle gerekli. benim kullandığım ve herkesin tavsiye ettiği banka BNP Paribas’tı. Öğrenciden kayıt ücreti veya kart ücreti almıyor, -100 Euroya kadar kullanabiliyorsunuz(uzun süre kalırsa faiz kesiyor). Çoğu avrupa şehrinde anlaşmalı bankalar ile ücretsiz para çekebiliyorsunuz. BNP Paribas kartına başvurmak için öncelikle kendiniz bizzat gidip randevu almanız gerekiyor, size bir gün ve saat belirleniyor ve o saatte orda olmalısınız. Banka için size en yakın olan Villeneuve d’Ascq- Hotel de Ville metro durağında inebilir en yakın banka şubesine ulaşabilirsiniz.
Alternatif olarak, ESN(Erasmus Student Network) banka günleri düzenliyor ve bankadakiler ingilizce pek bilmediği için size ücretsiz danışmanlık yapıyorlar. Bu tarz etkinliklerini takip etmek için facebook ESN Lille sayfasını takip edebilirsiniz. 

Banka hesabı için gerekli belgeler

Vize fotokopisi
Pasaport fotokopisi
fotoğraf 2 veya 3 tane
öğrenci belgesi(kabul belgesi de olabilir emin değilim)
Yurttan alacağınız adres teyit belgesi

OFII(Oturma Belgesi Almak)

Lille’de erasmus yapmaya karar verdiğinizde ve ardından vizeye başvurduğunuzda ve OFII ile ilgili bir belge dolduruyorsunuz ve pasaportunuzu size verirken bu belge damgalanmış olarak size geri geliyor, bu belgeyi gelirken yanınıza almayı kesinlikle unutmayın. OFII ile okulun ayrı bir departmanı ilgileniyor, A3 binasında “Antoine Sugita” adında bir görevli var. Gelmeden önce size okul ve yurt ile ilgili mailleri genellikle bu görevli atıyor, ben geldiğimde ona mail atıp OFII belgem olduğunu ve nereye vereceğimi bilmediğimi yazmıştım. Bana ofisime gel, beraber dolduralım dedi ve doldurup ona aynı şekilde teslim ettim. Sonrasında 1-2 hafta içinde bir posta geliyor, o kağıdı asla atmayın. 1 ay içinde de ayrı bir randevu kağıdı geliyor. Gitmeden önce tekrar Antoine Sugita’ya gidip 60 euro ödüyorsunuz ondan aldığınız kağıtla randevunuza gidip 5 dakikada Oturum Kağıdınızı pasaportunuza yapıştırıyorlar. 

CAF(Devlet Kira Yardımı)

Fransa devleti bazı durumlarda gerçekten sosyal devlet anlayışıyla hareket ediyor. Lille’de erasmus yapan Öğrencilere bile karşılıksız kira yardımı vermesi buna bir örnek, Aylık 164 ile 170 euro arasında para alabiliyorsunuz. Tek sorun pasaportunuzdaki vizenizde ETUDIANT/ ETUDIANTE yazması, eğer bu ibare yer alıyorsa sizde rahatlıkla CAF alabilirsiniz. Öncelikle CAF’a başvurmadan önce Banka hesabınızın açıldığından ve Sim kart(şart değil sadece daha hızlı olur) aldığınızdan emin olun. Reeflex yurdunun içerisinde bir CAF ofisi mevcut, oradaki görevli size işlemleri nasıl yapacağınızı anlatıyor detaylı bir mail yolluyor. Özet olarak Öncelikle CAF’ın sitesine kayıt oluyorsunuz ve size giriş şifreniz yaklaşık 1-2 hafta içinde posta yolu ile geliyor.(daha öncesinde fransadan sim kart aldıysanız telefonuza direkt şifre olarakta gelebiliyor)

Bilgileri kesinlikle çok iyi okuyun ve fransızca bilen birisinden yardım alın, yanlış bir şey yaparsanız sonradan başınız ağırabilir. Site kaydından sonra sizden Pasaport, vize, doğum belgesi ve yukarıda bahsettiğim kesinlikle atmayın dediğim OFII kağıdınızın taratılmış hallerini sisteme yüklemenizi istiyorlar. Bu adımdan sonra bu belgelerinizin fotokopisini ve ayrıca CAF ofisinden alacağınız bir belgeyi  bir zarfa koyup önüne CAF numaranızı yazdıktan sonra Caulier’de bulunan CAF binasına götürmeniz gerekiyor. Direkt camından postanızı bırakıp gidebilirsiniz bina içine girmenize gerek yok. Bu saatten sonra sadece CAF hesabınızı düzenli olarak kontrol etmeli eğer bir belge isterlerse sisteme yüklemelisiniz. Bu işlemler yaklaşık 2 ayı bulabiliyor, ancak merak etmeyin geriye dönük ödeme yapıyorlar. 

Lille’de Yemek 

lille'de erasmusLille’de erasmus yaparken en çok ihtiyacınız olacak şey yemek. Lille-1 Üniversitesinin 2 Adet yemekhanesi mevcut ve erasmus öğrencileride bundan yararlanabiliyorlar. Başlangıçta nerede ne yenir bilmediğimiz için ilk 2-3 ay yemekhaneyi düzenli olarak kullandım, yemekhaneye girerken görevliye erasmus öğrencisi olduğunuzu ESN kartınızla birlikte gösterirseniz 3.25 Euro karşılığında gayet iyi bir yemek yiyebilirsiniz. Nakit kabul etmiyorlar sadece kart.

1 Ana yemek(genellikle tavuk, domuz eti, dana eti ve balık oluyor) yanına patates,makarna veya sebze alabilirsiniz ve bunların yanına ek 3 aparatif alabilirsiniz(tatlı,meyve, salata) farklı olmak zorunda değil 3 salata veya 3 tabak salata alabilirsiniz. Ben genellikle 3 tane tatlı alıyordum 🙂
Öğle yemeği için R.U. Charles Barrois Akşam yemeği için Sully yemekhanesine gitmelisiniz. Yemekhane yerlerini yandaki görselden kolaylıkla bulabilirsiniz. Onun haricinde Lille’de çok sayıda türk dönerci mevcut, bunlardan bir tanesi Le Latina club’ın yanındaki Ali Baba Kebab Restaurant. Buraya geldiğimde çok yardımcı oldular onların sayesinde türk marketini ve kuaförünü öğrenebildim.

Lille’de Gece Hayatı

Lille'de erasmusLille’de erasmus yaparken olmazsa olmazlardan bir tanesi ise gece hayatıydı. Lille küçük ama öğrenci şehri olmasından dolayı gece hayatı çok canlıydı. Türkiye’de pek club ortamını sevmezken burada arkadaşlarımızla gittiğimizde çok keyifli vakitler geçirdim.

2 tane güzel club mevcut, bir tanesi Le Latina, çoğunlukla ispanyolca şarkıların çaldığı ve erasmus öğrencilerinin takıldığı bir mekan. Diğeri ise Le Network,  daha modern ve elektro müziklerin çaldığı bir club. Benim tercihim çoğunlukla Le Network’ten yana oldu, latin müzikleri bir süre sonra insanı sıkabiliyor. Girişler ücretsizdi bazı perşembe günleri bir kaç kere Latina’ya 6 euro ödediğimi hatırlıyorum, size bir bilet veriyorlar onunla ücretsiz içecek alabiliyorsunuz ve çoğunlukla erasmus öğrencisi olduğunuzu söylediğinizde sizi damsız içeri alıyorlar. Barlar ve Clubların olduğu sokağa Republique Beaux Arts istasyonundan yürüyerek 10 dakikada ulaşabilirsiniz. 

Lille’de Türk Marketi

Lille’de erasmus a gelip türk yemeklerini ve gıdalarını özleyeceğinizden eminim. Özellikle pastırma, sucuk, peynir, zeytin gibi yiyeceklerini bu 2 türk marketinde bulabilirsiniz. 1 tanesi Marberie(sarı hatta) diğer büyük olan ise kırmızı hatta olan Euroteleportta inip otobüsle ROUBAIX yönüne giden RISQOUNS TOUT otobüse binmeniz gerekiyor. Google Maps’den Bizim Market yazarsanız ayrıntılı olarak görebilirsiniz ineceğiniz yeri. Bizim market gerçekten büyük, baklava’dan simide kadar her şey bulabilirsiniz. 

Lille’de Türk Kuaför

Lille'de erasmusLille’de erasmus yaparken yaşayacağınız ayrı bir sorun ise erkekler için kesinlikle saç sorunu. Lille genelinde fransız kuaförlerin saç kesim ücreti 20-25 euro aralığında ve derdimizi anlatabilmekte ayrı bir problem, bu yüzden türk kuaförü arayışına girdim ve üst kısımda bahsettiğim Roubaix bölgesinde çok güzel bir türk kuaförü buldum. Yine aynı otobüse binip Marmaris Dönerciye gelmeden otobüsten inmelisiniz. Marmaris dönercisinin karşı sokağına girip 100-200 metre gittikten sonra solunuzda rahatlıkla göreceksiniz. Ücret ise Saç kesimi 10 Euro yıkatmak isterseniz toplam 12 euroya oluyor. Parasından daha önemli olan şey ise kuaförde çalışan Fransa’da doğup büyümüş Barış, samimi, saygılı ve gerçekten işini çok iyi yapıyor.


Lille ile ilgili aklıma gelenler şimdilik bu kadar arada aklıma yeni bir şeyler gelirse güncelleyeceğim, umarım sizi sıkmadan ve anlaşılır bir şekilde tecrübelerimi size aktarabilmişimdir.  30 Haziran 2018, yani bu gün itibariyle benim için Lille’de Erasmus bitti ve bu akşam Türkiye’ye geri dönüyorum.

Bu yazıyı erasmusumun son gününde Reeflex’te bütün arkadaşlarımı ülkelerine uğurlamış olarak çalışma odasında bitirdim. Buraya geldiğimde daha önceki dönemden olan türk arkadaşlarım bana burasının çok eğlenceli olmadığını ve neden geldiğimi sordular. Ancak ben burada gerçekten dolu dolu bir 6 ay geçirdim ve tekrar baştan başlamayı o kadar çok isterdim ki. Bilmiyorum belki de bizim dönem çok şanslıydı, neredeyse 30-40 kişilik bir arkadaş grubumuz vardı ve dönemin sonunda euro kurundan daha önemli olan her ülkeden insanlar tanıyıp onların kültürlerinden dillerinden bir şeyler öğrendim, ön yargılarımı yıktım.

“Bir şehri güzel yapan içinde yaşayan insanlardır” sözünü burada sonuna kadar yaşadım.


Atladığım veya üzerinde yeterince durmadığım bir konu varsa, öneri ve görüşlerinizi yorum olarak belirtirseniz en yakın zamanda size severek yardımcı olurum.

Lille Erasmus Gitmeden Önce

Bu başlıkta Lille’de erasmus ile başlayan ilk yurt dışı serüvenimi sizlere baştan sona kadar anlatmayı planlıyorum. Muhtemelen Lille’e gideceğini öğrendin ve Lille de erasmus yapmakla ilgili bilgiler araştırıyorsun ve araştırmaların seni buraya getirdi. Bu rehberden daha detaylı bir rehber bulamayacağının garantisini verebilirim.  Lille ile ilgili internette türkçe kaynak olmaması nedeniyle her şeyi en ince detayına kadar anlatmayı düşünüyorum. Eğer aklınıza takılan, atladığım herhangi bir şey olursa lütfen bana sormaktan çekinmeyin.

 


Ben kimim?

Ben Anadolu Üniversitesi İngilizce İktisat 2. sınıf öğrencisiyim. 2018 Bahar döneminde Lille-1 Üniversitesinde 6 ay boyunca erasmus yaptım ve bir çok deneyim kazandım.

Lille ’de erasmus yapmaya nasıl karar verdim?

Lille’de erasmus yapma fikri tam olarak bölümümde çok fazla seçeneğimin olmamasıydı. 2 Tercih yapmıştım ilk tercihimi Lille ikinci tercihimi Slovenya’dan yana kullandım.

Lille ’e giderek neyi hedefledim?

Fazla seçenek şansımın olmamasından dolayı mantıklı bir karar vermeliydim. Lille’i seçerek kaliteli bir eğitim almayı, Fransızca öğrenmeyi hedefledim. Yeni arkadaşlıklar, yeni bir hayat her zaman beni cezbeden şey olmuştu.

Gitmeden önce başıma gelenler…

İlk defa yurt dışına çıkacağım için kafamda birçok cevaplanmamış soru vardı. Bir yandan çok kaygılı bir yandan aşırı heyecanlıydım. Başvurudan öncesinden bahsetmeyeceğim çünkü her okulda prosedürler hemen hemen aynı ve zor bir yanı yoktu, asıl zorluk gideceğim yer kesinleştikten sonra olan o stresli dönemdi. Derslerimi seçerken kordinatörüm bana derslerin çok zor olduğundan, şehrin pahalı olduğundan bahsetmişti. gitmeden önce learning agreement hazırlıyorsunuz ve bu biraz can sıkıcı olabiliyor fakat gitmeden önce hazırladığınız learning agreement’ın pek bir değeri yok o yüzden kafanızı çok takmayın çünkü her şekilde Lille’e geldiğinizde tekrar hazırlıyorsunuz. Çoğu ders değişmiş, silinmiş veya yeni dersler eklenmiş oluyor. Onun haricinde buradaki okul size lazım olan evrakları zamanında size yolluyor ve bir soru sorduğunuzda yardımcı oluyorlar.

Gitmeden önce sigorta yaptırmalı mı?

GÜNCELLEME 2019 Haziran: Benden sonra giden arkadaşlardan aldığım bilgiye göre artık Türkiyeden yapılan sigortalar geçerli, en doğru bilgiyi okulunuza sorarak alabilirsiniz.

Gitmeden önce sigorta yaptırmanıza hiçbir şekilde gerek yok çünkü hiç birisi burada geçerli sayılmıyor. Sigorta şirketlerinin yalanlarına aldanıp yaptırmayın çünkü buraya gelince her türlü sizden avrupa vatandaşı olmadığımız için 200 Euro sigorta ücreti alıyorlar. Bir çok arkadaşım Türkiye’de sigorta yaptırmış ancak onlarda burada ayrıca sigorta ücretini ödemek zorunda kaldılar. Okulunuza Fransa’ya gittiğinizde sigortayı yapacağınız söylemelisiniz, böylelikle bu sorunla uğraşmazsınız. Bu parayı Lille’e geldiğinizde okul kayıt esnasında uluslarası ofise ödüyorsunuz, size sigorta için 2 tane seçenek öneriyorlar ben en baştakini seçmiştim ismini şu anlık hatırlamıyorum. Ama işaretlerken hocaya Auchan’ın olduğu binadaki sigorta şirketi hangisi diye sorarsanız sizin için daha kolay olacaktır. 1 ay içinde sigorta işlemleri bitiyor ve Auchan süper marketinin içinde bulunduğu binada Furet du North binasına parayı yatırdığınıza dair belgeyi götürüp teslim ediyorsunuz. 1 Hafta içinde size posta yoluyla sigorta numaranız geliyor ve bunu Türkiye’deki okulunuza verebilirsiniz.

Vize Süreci

Beni en çok zorlayan şey ise vize oldu ve gidecek arkadaşları kesinlikle uyarmam gereken bir konu var eğer YEŞİL PASAPORT varsa vize randevunuzdan önce kesinlikle değiştirmeniz gerekiyor. Hiçbir şekilde yeşil pasaport kabul etmiyorlar. Normal pasaport alma prosedürleriyle yeni bordo pasaport alabilir, yeşil pasaportunuzu emniyete teslim edebilirsiniz. Teslim ederken emanet olarak bırakacağınızı geri döndüğünüzde tekrar alacağınızı belirtirseniz, tekrar yeşil pasaport alma derdiyle uğraşmazsınız. Beni strese sokan yeşil pasaporttu benim geleceğim sene prosedürü değiştirip yeşil pasaport’a vize vermeme kararı almışlar. Ben 6 ay kaldım, 3 ay kalacak arkadaşlar için durum nasıldır onu bilmiyorum.

Vizeyi almak için ÖNCELİKLE Ankara’daki veya İstanbul’daki Campus France ile iletişime geçip randevu alıyorsunuz SONRASINDA oradan aldığınız belgeyle VFS Global vize şirketine gidiyorsunuz. Aynı gün içinde öncelikle Campus France’dan randevu alıp sonrasında vfs’den alabilirsiniz, ben öyle yapmıştım. Uzun dönem öğrenci vizelerinde konsolosluktan maalesef işlemlerimizi halledemiyoruz. Campus France için gerekli evrakları buraya tıklayarak ve VFS Global için gerekli evrakları kendi sitesinde bulabilirsiniz(her zaman değişiyor), evraklarda eksiklik olmamasına ve aklınıza takılan bir şey olduğunda sormaktan çekinmeyin. Beni en zorlayan kısım vize olmuştu neredeyse 1 cilt belge toplamıştım. Okulun size verdiği hibelendirme kağıdı yeterli olmuyor, ailenizden birisinin kesinlikle size sponsor olması gerekiyor. Benim babam olmuştu, onun iş bilgileri banka hesapları, tapu bilgileri vs. ve en önemlisi ingilizce bir mektup yazıp imzalaması gerekmişti. Ben tekrar randevuya çağrılmamak için hepsini yapmıştım. Vizem uçuşumdan 10 gün önce geldi ve tamamen hazırdım.

Lille ’de kalacak yer

Kalacak yer ayrıca bir sıkıntı oluşturuyordu benim için, kayıt esnasında Lille’deki üniversitemden mail aldım. Mailde kalacak yer olarak Reeflex Residence’i önerdiklerini veya kendi uğraşlarımızla kiralık oda bulabileceğimizi söylediler. Reeflex’i daha önceki oraya gidenlerden çok fazla duymuştum. Bana mail gelir gelmez başvuru belgelerini yolladılar ben de buradan doldurup, tarattırıp tekrar onlara geri yolladım. Böylece kalacak yer sorunumu halletmiş oldum. Reeflex’ten bahsedecek olursak; Lille’de kalacağınız en iyi, en konforlu yurt seçeneği diyebilirim. Odaların hepsi tek kişilik: kendinize ait banyonuz mutfağınız var 16-18m2 olsa da 1 kişi için gayet yeterli. Kayıt sırasında size bir oda kartı veriyorlar, onunla hem oda kapınızı hemde yurdun dış kapısında kullanabiliyorsunuz. Oda fiyatı 394 Euro ve bütün faturalar dahil. CAF(Fransa devletinin kira yardımı) alırsanız bu miktar 240 euro’ya düşüyor, caf’ı nasıl alabileceğinizi bir sonraki yazımda ayrıntılı bir şekilde anlatacağım.

Reeflex yurt olanakları:
1.Kendinize ait bir odanız var ve tamamen özgür rahatsınız.
2.Çamaşır odası var 4 euro yıkama, 1 euro kurutmak makinası için.(genellikle 1 kez kurutmak yeterli olmuyor ve 3 kademeli olarak kurutuyor, kıyafetlerinizi seviyorsanız en yüksek derecede kurutmayın; orta seviye ideal) Ütü için resepsiyondan rica ederek kullanabilirsiniz.
3.Spor salonu var sadece bir defa 10 euro vererek kayıt oluyorsunuz ve bildiğim kadarıyla kaldığınız süre boyunca haftada 2 defa kaldığınız süre boyunca gidebiliyorsunuz.
4. Güzel bir Lobby salonu mevcut, yurtta kalan diğer öğrencilerle orada tanışabilirsiniz.
5. Çok güzel bir bahçesi mevcut, özellikle bahar aylarında çok güzel aktiviteler düzenleyebilirsiniz arkadaşlarınızla.(Akşam 10’da maalesef bahçeyi kilitliyorlar, giriş çıkış yapamıyorsunuz bahçe kısmına)
6. 24 Saat giriş çıkış yapabilirsiniz, dışarıdan resepsiyondaki görevli anlamadıkça(çoğunlukla anlamıyor) getirebiliyorsunuz.
7. Oldukça güvenli, 24 saat resepsiyonda çalışan birilerini görebilirsiniz. Yurda 6 dan sonra sadece oda kartlarınızla girebilirsiniz, yabancı birisinin yurda girebilmesi için 2 kere kartını okutması gerekiyor(dış kapı ve bina kapısı)
8. Lobby’de Mikro dalga fırın ve çeşitli yiyecek içecek otomatları mevcut. Mikrodalgayı ücretsiz bir şekilde kullanabilirsiniz.

Odaların çoğunluğu bu şekilde, bazı odalarda buzdolabı küçük olabiliyor.

reeflex lille reeflex lille

Ailem Lille’e nasıl para yollayabilir veya ben nasıl çekebilirim?

Bu ayrı bir sorundu, uzun bir süre araştırdım ve en masrafsız yolu buldum. Gitmeden önce Teb bankasına kart başvurusunda bulunuyorsunuz, muhtemelen 2 hafta içinde kartınız hazır oluyor. Yurtdışına açtırmayı kesinlikle unutmayın, Teb kartınızı burada BNP Paribas bankasından MASRAFSIZ bir şekilde para çekebiliyorsunuz. Aileniz sizin türkiyedeki teb hesabınıza TL olarak para yatıyor ve siz burdan kolayca euro olarak çekebiliyorsunuz. Eğer 2 bankanın döviz kurlarına takılmak istemiyorsanız gitmeden önce kartınıza euro hesabı açabilirsiniz. Böylelikle aileniz hesabınıza euro olarak yatırır ve sizde buradan kur farkına uğramadan aileniz ne yatırdı ise aynı parayı ücretsiz olarak çekebilirsiniz.

Gitmeden önce alınması gereken belgeler

Gitmeden önce kesinlikle Nüfus müdürlüğüne gidip Doğum Belgenizi almanız gerekiyor. Nüfus müdürlüğüne gidip Fransa’ya gidiyorum çok dilli Doğum Belgesi istiyorum dediğiniz takdirde hemen veriyorlar. Buraya geldiğinizde okuldan ve CAF’dan istiyorlar. CAF’ın ne olduğunu ne işe yaradığını diğer postta anlatacağım. Onun haricinde işinize en çok yarayacak pasaport fotokopiniz, nereye başvursanız pasaport fotokopisi istiyorlar. Buraya geldiğinizde fotokopici aramak istemiyorsanız bir kaç pasaport fotokopisinin yanınızda bulunmasında fayda var. Biyometrik fotoğraf ayrıca istenen belgeler arasında yer alıyor çoğu zaman.

Lille’e gitmek için hangi yolu kullanmalı?

Biraz masraflı ama en kolay yön olan Atatürk- Paris Charles de Gaulle Terminal 2’yi kullandım. Terminal 2 den inince hemen alt katında tren garı vardı ve oradan rahatlıkla Lille’e 50 dakika gibi kısa bir sürede gidebilirsiniz. Tren biletlerini Sncf nin sayfasından veya Goeuro’dan alabilirsiniz. Alacağınız bilet Paris Charles de Gaulle-Lille Gare Lille Flandres olmalı buna dikkat edin. Bir kaç hafta önceden alırsanız 20 euro kapıda alırsanız 60-70 euroya kadar ödeyebilirsiniz. Onun haricinde ucuz yollu olarak Paris Charles de Gaulle’den Lille Europe’a Flixbus tercih edebilirsiniz.

2. Alternatif yol olarak Sabiha Gökçen- Brüksel Charleroi rotasını deneyebilirsiniz. Pegasus’un ucuz uçuşları mevcut, Charleroi’den Lille merkezine gelmek için Flibco havaalanı otobüsü şirketinden önceden internet üzerinden bilet almanızı öneriririm. Önceden aldığınız takdirde 5 euro’dan başlayan fiyatlarla bilet bulabilirsiniz, son zamanlarda genellikle 17.90-18.90 Euro hatta 20 euroya kadar çıkabiliyor.

Yazımın bundan sonrasına Lille’de Erasmus – Gittikten Sonra postundan devam edeceğim…